DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Sendika

Kumyalı’daki silo faciası: YKP, olayın iş cinayeti olduğunu savunuyor

27 Temmuz 2026 104 okunma
Yeni Kıbrıs Partisi, Kumyalı’da bir işçinin hayatını kaybettiği silo çöküşünün kaza olmadığını, ihmal ve yasal boşluklar nedeniyle meydana gelen bir iş cinayeti olduğunu öne sürdü.

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Toprak Ürünleri Kurumu’na (TÜK) ait Kumyalı’daki silonun çökmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Parti, bu olayın sadece bir yapının çöküşü olmadığını, aynı zamanda yıllardır uygulanmayan İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın da çöktüğünü vurguladı. Açıklamada, facianın ardından kamuoyuna “bakım ve onarım” olarak duyurulan çalışmaların aslında silonun taşıyıcı sistemine yönelik olmadığı; personel ofisi için mobilya, su sebili temini ve boyama işlerinden ibaret olduğu belirtildi. YKP, 2 bin 500 ton kapasiteli ve tamamen dolu olan silonun ana gövdesine yıllardır bakım yapılmadığını ifade etti.

YKP, 24 Temmuz’da meydana gelen olayda 46 yaşındaki işçi Lokman Hacıhasanoğlu’nun göçük altında kalarak ağır yaralandığını ve hastanede hayatını kaybettiğini hatırlattı. Parti, “Bu bir kaza değil, iş cinayetidir” ifadelerini kullanarak, dolu bir kamu silosunun kendiliğinden çökmesinin mümkün olmadığını savundu. YKP açıklamasında, 35/2008 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın 45. maddesinin işletilmesi ve bu yasanın kamu kurumlarını da kapsayacak şekilde derhal değiştirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, müfettiş raporlarının kamuoyuna açıklanmasını ve kamudaki tüm siloların bağımsız bir denetimden geçirilmesini talep etti.

Parti, olayın ardından Kamu İşçileri Sendikası’nın (Kamu-İş) yalnızca bir taziye mesajı yayımladığına dikkat çekti. YKP, TÜK’teki Toplu İş Sözleşmesi’nin (TİS) tarafı olan Kamu-İş’in sessizliğini eleştirerek, “TİS tarafı olmak yalnızca maaşlarla ilgili değildir, emekçinin güvenliğinin savunulmasıdır” dedi. Parti, sendikayı bu konuda daha aktif bir rol almaya ve yasal boşluğun giderilmesi için diğer sendikalarla ortak mücadele yürütmeye çağırdı.

YKP, olayın soruşturulması ve benzer faciaların önlenmesi için altı maddelik bir talep listesi sundu. Bunlar arasında, silonun en son ne zaman yapısal denetime tabi tutulduğunun belgelenmesi, olayla ilgili müfettiş raporunun hazırlanarak ihmali olanlar hakkında yargı süreci başlatılması ve son beş yılda yaşanan iş kazalarına dair raporların yayımlanması yer alıyor. Parti ayrıca, kamuya ait tüm tesislerin bağımsız denetimden geçirilmesini ve İnşaat Mühendisleri Odası’nın hazırlayacağı teknik raporun kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör