DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Kürşat'tan hükümete sert çıkış: "Yedi yıldır memleketi sorma gir hanına çevirdiler"

16 Ağustos 2026 78 okunma
CTP Milletvekili Fide Kürşat, artan güvenlik sorunlarına dikkat çekerek hükümeti eleştirdi ve yarın yapılacak olağanüstü Genel Kurul toplantısına katılma çağrısında bulundu.
Öne Çıkanlar
  • Kürşat, hükümetin güvenlik politikalarını hedef alarak suçların arttığını ve somut adım atılmadığını söyledi.
  • Kürşat, olağanüstü Genel Kurul için imzaların toplandığını ancak Başbakan Üstel'in çağrıyı görmezden geldiğini öne sürdü.
  • Kürşat, yedi yıldır ülkenin denetimsizlik ve plansızlıkla "sorma gir hanına" çevrildiğini belirtti.
  • Kürşat, hükümeti yarın saat 10:00'da Meclis'e beklediğini ve çözüm üretmeye hazır olduklarını açıkladı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Fide Kürşat, ülkede peş peşe yaşanan olayların artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştığını vurgulayarak, mevcut hükümetin güvenlik politikalarını hedef aldı. Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Kürşat, suç türlerinin çeşitlendiğini ve halkın güvenlik kaygısının her geçen gün derinleştiğini belirterek, iktidardan somut adım göremediklerini dile getirdi.

Kürşat, partisinin yarın için planladığı olağanüstü Genel Kurul toplantısına da değindi. Başbakan Ünal Üstel'in daha önce imzaların tamamlanması durumunda toplantının yapılacağı yönündeki sözlerini hatırlatan Kürşat, gerekli imzaların toplandığını ve çağrının resmen yapıldığını ancak Başbakan'ın bu durumu görmezden geldiğini öne sürdü. "İmzalar toplandı genel kurul çağrısı yapıldı ama haberi yokmuş gibi davranıyor" diyen Kürşat, hükümetin sorumluluktan kaçtığını savundu.

Güvenlik anlayışının yalnızca olaylar patlak verdikten sonra müdahale etmekle sınırlı olamayacağını ifade eden Kürşat, suç unsurlarının önceden tespit edilmesi, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve tedbirlerin vaktinde alınması gerektiğini kaydetti. Bugün karşılaşılan sorunların büyük kısmının yıllardır süregelen denetimsizlik ve plansızlığın birikimi olduğunu belirten Kürşat, nüfus hareketleri, çalışma ve ikamet izinleri, sınır güvenliği ve kamu düzeni gibi başlıklarda çok daha sıkı ve kesintisiz bir denetim anlayışının şart olduğunu söyledi. Kürşat, "Maalesef bizi yönettiğini iddia eden bu yapı son yedi yıldır memleketi sorma gir hanına çevirmiştir" ifadelerini kullandı.

Güvenliğin yalnızca can ve mal emniyetinden ibaret olmadığını vurgulayan Kürşat, ülkenin uluslararası itibarı, ekonomik istikrarı ve geleceğinin de güvenli bir ortamdan geçtiğini belirtti. "Daha fazla kaybedecek vaktimiz yok. Yarını güvence altına alan politikalara ihtiyacımız var" diyen Kürşat, CTP'nin bu doğrultudaki hazırlıklarının tamam olduğunu aktardı. Güçlü kurumlar, etkin denetim, hukukun üstünlüğü ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla daha güvenli bir ülkenin inşa edilebileceğini söyleyen Kürşat, çözüm üretmeye hazır olduklarını dile getirdi. Kürşat, açıklamasının sonunda "Bu ülkeyi yönetmek için bahane değil, çözüm üretmeye hazırız. Yarın sözde hükümet olduğunu iddia eden yapıyı, saat 10:00'da Meclis'e bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.

Sık Sorulan Sorular

Fide Kürşat, hükümetin güvenlik politikalarını eleştirirken hangi somut eksikliklere dikkat çekiyor?
Kürşat, suç unsurlarının önceden tespit edilmemesi, denetim mekanizmalarının güçlendirilmemesi ve tedbirlerin vaktinde alınmaması gibi eksiklikleri vurguluyor.
Kürşat'ın iddiasına göre, olağanüstü Genel Kurul toplantısı için gerekli imzalar toplandı mı ve Başbakan'ın tutumu ne?
Kürşat, gerekli imzaların toplandığını ve çağrının resmen yapıldığını ancak Başbakan Ünal Üstel'in bu durumu görmezden geldiğini öne sürüyor.
Kürşat, yaşanan güvenlik sorunlarının temel nedenini neye bağlıyor?
Kürşat, sorunların büyük kısmının yıllardır süregelen denetimsizlik ve plansızlığın birikimi olduğunu belirtiyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör