DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Limanda Beş Gündür Süren Bekleyiş: "Bu Kader Değil, Hesabı Sorulacak"

03 Eylül 2026 55 okunma
Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, gemi faciasının beşinci gününde Girne Limanı'nda kayıp yakınlarını ziyaret ederek siyasi otoriteyi sorumlu tuttu ve yaşananların kader olarak nitelendirilemeyeceğini vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Hür-İş Federasyonu Başkanı Serdaroğlu, Girne'deki faciada ailelerin yanında oldu.
  • Serdaroğlu, facianın kader olmadığını ve siyasi otoritenin sorumlu olduğunu söyledi.
  • Serdaroğlu, eski Bakan Arıklı'yı istifa etmemekle ve ailelerin yanına gelmemekle suçladı.
  • Serdaroğlu, hükümetteki usulsüzlüklerin ve denetimsizliklerin hesabının sorulacağını belirtti.

Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının üzerinden beş gün geçmesine rağmen arama çalışmaları sürerken, Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu limanda bekleyişini sürdüren ailelerin yanına gitti. Ailelerle tek tek görüşen Serdaroğlu, onların herhangi bir talepte bulunmadığını, yalnızca yanlarında olunmasının bile kendileri için anlam taşıdığını ifade etti.

Basın mensuplarına konuşan Serdaroğlu, ailelerin yaşadığı acının tarif edilemez boyutta olduğunu belirterek, "Beşinci gündeyiz ve hâlâ aramalar devam ediyor. Ümitler yavaş yavaş tükeniyor. İnşallah bir an önce batık gemiye ulaşılır" dedi. Arama çalışmalarının tamamlanmasının ardından ailelerin başlatacağı olası hukuki süreçte sendika olarak ellerinden gelen desteği vereceklerini kaydeden Serdaroğlu, bu meselenin yalnızca kayıp yakınlarını değil tüm toplumu ilgilendirdiğini söyledi.

Facianın önlenemez bir olay olarak değerlendirilmesine karşı çıkan Serdaroğlu, "Eğer olaylar gerçekten önüne geçilemeyecek olaylarsa kader deriz. Ama bu bir kader değil. Siyasi otorite sorumludur, en başta sorumlu olan onlardır" ifadelerini kullandı. Ülkedeki usulsüzlükler, denetimsizlikler ve torpil mekanizması nedeniyle yaşananların hesabının sorulacağını belirten Serdaroğlu, eski Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın görevden alınmasının diğerlerini aklamayacağını vurguladı.

Arıklı'ya sert sözlerle yüklenen Serdaroğlu, Girne Limanı'nın Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı olduğunu hatırlatarak, "İlk günden istifa edip buraya gelerek bu insanların yanında olman lazımdı. Yapmadın bunu, hâlâ bu insanların yanına gelmedin" diye konuştu. Hükümet içindeki karşılıklı açıklamaları da eleştiren Serdaroğlu, "Dört senedir bize hırsız-polis oynuyorlar. Ama bu oyun artık bitti" dedi.

Yakın geçmişte yaşanan diğer iş kazalarını da hatırlatan Serdaroğlu, Tarım Bakanlığı'ndaki soruşturmanın şeffaflığını sorgulayarak, "Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Giden canların hesabını soracağız ki yeni canlarımız gitmesin" ifadelerini kullandı. Önümüzdeki günlerde tek hedeflerinin kayıplara bir an önce ulaşılması olduğunu sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Arama çalışmalarının beşinci gününde hâlâ batık gemiye ulaşılamamasının nedeni nedir?
Haberde, arama çalışmalarının sürdüğü ancak batık gemiye henüz ulaşılamadığı belirtiliyor; nedeni hakkında bilgi verilmiyor.
Ahmet Serdaroğlu, facianın sorumlusu olarak hangi kurumu veya kişileri işaret ediyor?
Serdaroğlu, siyasi otoriteyi en başta sorumlu tutuyor ve eski Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın görevden alınmasının diğerlerini aklamayacağını söylüyor.
Sendika, kayıp yakınlarına hukuki süreçte nasıl bir destek sağlayacak?
Serdaroğlu, arama çalışmalarının tamamlanmasının ardından ailelerin başlatacağı olası hukuki süreçte sendika olarak ellerinden gelen desteği vereceklerini belirtiyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör