DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Mahkemelerde Personel Krizi Büyüyor: Sendikalardan Grev Uyarısı

19 Ağustos 2026 95 okunma
Kamu çalışanlarını temsil eden üç sendika, mahkemelerdeki personel eksikliğinin giderilmemesi halinde 16 Eylül'de greve gideceklerini açıkladı.
Öne Çıkanlar
  • Sendikalar, hükümetin mahkemelerdeki personel sorununa duyarsız kaldığını belirtti.
  • Hükümete istihdam talepleri için 15 Eylül'e kadar süre tanındı.
  • Somut adım atılmazsa 16 Eylül'de mahkemelerde grev başlatılacak.
  • Üç sendika ortak hareket ederek personel sıkıntısının yargıyı olumsuz etkilediğini vurguladı.

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), Kamu Görevlileri Sendikası (KAMUSEN) ve Kamu İşçileri Sendikası (KAMU-İŞ), hükümetin mahkemelerdeki personel sorununa karşı duyarsız kaldığını belirterek sert bir uyarıda bulundu.

Sendikalar adına konuşan KTAMS Başkanı Güven Bengihan, 12 Haziran 2026'da Lefkoşa Kaza Mahkemesi önünde gerçekleştirdikleri basın açıklamasını hatırlatarak, istihdam talepleri için hükümete 15 Eylül'e kadar süre tanıdıklarını ifade etti.

Bengihan, aradan geçen iki aylık süreye rağmen personel eksikliğinin çözümüne yönelik hiçbir somut adım atılmadığını vurguladı. Hükümetin bu tutumunu sürdürmesi durumunda sendikaların 16 Eylül itibarıyla mahkemelerde grev başlatacağını duyurdu.

Açıklamada, kamuda örgütlü üç sendikanın ortak hareket ettiğine dikkat çekilirken, mahkemelerde yaşanan personel sıkıntısının yargı hizmetlerini olumsuz etkilediğine işaret edildi.

Sık Sorulan Sorular

Sendikaların hükümete tanıdığı süre ne zaman doluyor ve grev hangi tarihte başlayacak?
Sendikalar hükümete 15 Eylül'e kadar süre tanıdı; grev 16 Eylül itibarıyla başlayacak.
Grev kararını hangi sendikalar ortak olarak aldı?
KTAMS, KAMUSEN ve KAMU-İŞ sendikaları ortak hareket ederek grev kararı aldı.
Sendikalar personel eksikliği konusunda daha önce ne zaman ve nerede bir açıklama yapmıştı?
12 Haziran 2026'da Lefkoşa Kaza Mahkemesi önünde basın açıklaması yapmışlardı.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör