DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Mimarlar Odası'ndan ruhsat baskılarına karşı "üst kurul" çağrısı

13 Ağustos 2026 59 okunma
Kıbrıs Türk Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner, belediyeler üzerindeki siyasi baskıları önlemek için İnşaat Ruhsatları Üst Kurulu oluşturulmasını önerdi. Olguner ayrıca yangın kaçış yollarının mimari tasarımda belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Kıbrıs Türk Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner, ülkedeki yapılaşma ve ruhsatlandırma süreçlerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Belediyelerin karar alma mekanizmalarında siyasi ve yerel baskılarla karşı karşıya kaldığını belirten Olguner, bu sorunun çözümü için İnşaat Ruhsatları Üst Kurulu'nun hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Olguner, özellikle seçim dönemlerinde nüfuz sahibi kişilerin ve siyasilerin belediyelere giderek ruhsat süreçlerine müdahale etmeye çalıştığını vurguladı. Belediye başkanları ve kaymakamların bu baskılar karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini söyleyen Olguner, kurulun yöneticilere güçlü bir dayanak oluşturacağını dile getirdi. "Ruhsat vermek isterim ama ben de denetleniyorum. Bakın, böyle bir kurul var. O yüzden alın vizenizi, alın planlama onayınızı, öyle getirin yapın, alın" sözleriyle belediye başkanlarının baskı karşısında kullanabileceği savunma mekanizmasını örnekledi.

Ruhsatlandırma süreçlerinde siyasi kaygılarla hareket edilmesini eleştiren Olguner, "Aman küçük yapıdır, aman vize almasın, aman küçük yapıdır, ruhsatını vermeyelim. Bu bölgedeki insanla çatışmayalım, seçim de geliyor" şeklindeki yaklaşımların yapı güvenliği ve denetim açısından ciddi riskler doğurabileceği uyarısında bulundu.

Yangın güvenliği konusuna da değinen Olguner, kaçış yolları, merdiven konumları ve yağmurlama sistemleri gibi unsurların yapının tasarım aşamasında ele alınması gerektiğini belirtti. Mimari tasarımın yangın anında hayati önem taşıdığını vurgulayan Olguner, çatı ve zeminlerdeki kaçış yollarının sonradan yapılan uygulamalarla kapatılabileceğine dikkat çekti. Özellikle güneş panellerinin mimar ve mühendis değerlendirmesi olmadan yerleştirilmesinin kaçış yollarını kapatabileceğini ifade eden Olguner, "Siz eğer bunun üzerine paneller yerleştirdiyseniz ve bunu yerleştirirken mimar, mühendis olmadan yaptıysanız, kaçış yolunu kapatabiliyorsunuz" dedi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör