DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Ödenefe'den Sert Çıkış: "Üç Maymunu Oynamak Hükümet Etmek Değildir"

09 Ağustos 2026 44 okunma
CTP Girne Milletvekili Fazilet Ödenefe, artan güvenlik ve asayiş sorunları karşısında hükümeti bütünlüklü bir plan ortaya koyamamakla eleştirdi. Ödenefe, ülkenin sorunları gören, duyan ve gereğini yapan bir yönetime ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı ve CTP Girne Milletvekili Fazilet Ödenefe, son dönemde gündemden düşmeyen güvenlik ve asayiş olaylarına ilişkin hükümeti hedef aldı. Silahlı saldırılar, organize suç bağlantıları, uyuşturucu, insan kaçakçılığı, kadın ticareti ve trafik suçlarına dikkat çeken Ödenefe, yaşananların artık münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’un daha önce Meclis’te sarf ettiği, “Dünyada sadece KKTC’de suç işleniyormuş tavrı saçma” sözlerini anımsatan Ödenefe, tartışmanın başka ülkelerde suç işlenip işlenmemesi olmadığını belirtti. Hükümetin artan güvenlik sorunlarına karşı kapsamlı bir strateji geliştiremediğini ileri süren Ödenefe, Başbakan Ünal Üstel ile hükümet ortakları Fikri Ataoğlu ve Erhan Arıklı’yı eleştirerek, “Bir tarafta ‘başka ülkelerde de suç var’ diyerek meseleyi normalleştirenler, diğer tarafta sessiz kalanlar… Görme, duyma, konuşma. Üç maymunu oynamak hükümet etmek değildir” ifadelerini kullandı.

Yaşanan güvenlik sorunlarının yıllardır biriken denetimsizlik ve kötü yönetimin bir sonucu olduğunu dile getiren Ödenefe, sağlıklı bir nüfus politikası ve etkin denetim olmadan ciddi bir güvenlik politikası oluşturulamayacağını kaydetti. Ülkede kaç kişinin yaşadığı, kimlerin hangi statüde bulunduğu, giriş-çıkışlar ile çalışma ve ikamet izinlerinin etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini belirten Ödenefe, sürekli ve yeterli çalışma yapılmadan çıkarılan aflarla bu alanın yönetilemeyeceğini savundu.

Güvenlik sorunlarının ekonomik sonuçlarına da işaret eden Ödenefe, turizm ve yükseköğrenimin ülke ekonomisindeki önemine dikkat çekti. Ülkenin adının silahlı ve organize suçlar, insan ticareti ve kadınların sömürülmesiyle anılmasının “güvenli ve yaşanabilir ülke” algısını zedelediğini ifade etti. Mali yönetimi de eleştiren Ödenefe, son DİBS ihalesiyle yeniden kısa vadeli borçlanmaya gidildiğini hatırlatarak, borçlanmanın bir yönetim başarısı olarak sunulmasının mali kırılganlığı ortadan kaldırmadığını savundu.

Ödenefe, “Hükümet etmek, sorun ortaya çıktıktan sonra ‘başka yerde de var’ demek değil, ortaya çıkmadan önlem almaktır. Günü kurtarmak değil, yarını planlamaktır” dedi. Yedi yılı aşkın süredir ülkeyi yönetenlerin mevcut tablonun sorumluluğunu taşımak zorunda olduğunu ifade eden Ödenefe, CTP’nin iktidar sorumluluğunu üstlenmeye hazır olduğunu belirtti. Devralınacak tablonun kolay olmayacağını ve biriken sorunların bir günde çözülemeyeceğini bildiklerini kaydeden Ödenefe, hukuk devletini ve kurumları güçlendiren, nüfusunu bilen, etkin denetim yapan ve kamu maliyesini sürdürülebilir hale getiren bir yönetimin mümkün olduğunu savundu. Ödenefe açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu ülkenin artık görmeyen, duymayan, konuşmayan bir hükümete değil; sorunları gören, toplumu duyan, doğruyu söyleyen ve gereğini yapan bir yönetime ihtiyacı var. Biz hazırız.”

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör