DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Okullarda Şiddet Vakaları Patlarken Rehber Öğretmen Açığı Kronikleşti

07 Ağustos 2026 34 okunma
KTOEÖS, son beş yılda okullardaki disiplin olaylarının yüzde 66 arttığını açıklarken, artan şiddet ve zorbalığa rağmen psikolojik danışman ve özel eğitim öğretmeni eksikliğinin giderilmediğini vurguladı.

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası, eğitim kurumlarında yaşanan disiplin sorunları, şiddet ve akran zorbalığındaki endişe verici yükselişe dikkat çekti. Sendikanın Eğitim Sekreteri Seçil Toprak, yazılı açıklamasında altyapı ve kadro eksikliklerinin her geçen yıl daha da ağırlaştığını belirtti.

Toprak, sendikanın gerçekleştirdiği "Okullarda Disiplin ile Şiddet ve Zorbalık Anketi"nin çarpıcı sonuçlarını paylaştı. Buna göre 2019-2020 ile 2023-2024 öğretim yılları arasında okullarda görüşülen disiplin vakaları yüzde 66 oranında arttı. Sadece 2023-2024 döneminde ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 13,8'lik bir artış kaydedildi.

Sendika, yeni eğitim yılı öncesinde 29 psikolojik danışman ve rehber öğretmen ile 18 özel eğitim öğretmenine ihtiyaç duyulduğunu ancak Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu branşlarda herhangi bir nakil çalışması yapmadığını öne sürdü. Toprak, öğretmen açığının geçici görevlendirmelerle kapatılmaya çalışılmasını eleştirerek, eğitimde planlama ve liyakat temelli bir sistem kurulması gerektiğini ifade etti.

Açıklamada ayrıca bazı okullarda sınıf mevcutlarının 40 öğrenciye kadar çıktığı belirtilirken, konteyner sınıflar, depreme dayanıklılık, Türkçe bilmeyen öğrenciler ve özel eğitim gereksinimi olan çocukların da sistemin kanayan yaraları arasında olduğu kaydedildi. UNICEF'in her 100 öğrenciye bir PDR öğretmeni önerisini hatırlatan Toprak, mevcut uygulamada hedefin 250 öğrenciye bir rehber öğretmen olmasına karşın bu oranın dahi tutturulamadığını savundu. KTOEÖS, eğitim sisteminin bilimsel veriler ve gerçek ihtiyaçlar ışığında yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör