DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Okullardaki taşeron uygulamasına sert tepki: Çocuk güvenliği ihale konusu olamaz

20 Ağustos 2026 32 okunma
Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, okullarda görev yapacak hademelerin taşeron firmalar yerine doğrudan devlet eliyle istihdam edilmesi gerektiğini belirterek, çocuk güvenliğinin ticari bir hizmet gibi ihale edilemeyeceğini söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Okullarda taşeron uygulamasına karşı çıkıldı, hizmetler ihale yoluyla şirketlere devrediliyor.
  • Hademeler öğrencilerle en yoğun temas kuran çalışanlar, titizlikle seçilmeli.
  • Personel alımlarında geçmiş ve sicil araştırması devlet tarafından yapılmalı.
  • Hükümetten hademe hizmetlerinin devletçe doğrudan istihdam edilmesi talep edildi.

Kamu İşçileri Sendikası Başkanı Ahmet Serdaroğlu, bir okulda 17 yaşındaki öğrenciye yönelik cinsel saldırı davasında mahkemenin verdiği dört yıllık hapis cezasının ve cinsel suçlardaki artışa ilişkin uyarıların, okullardaki güvenlik sorununu bir kez daha gündeme taşıdığını ifade etti.

Serdaroğlu, hademelerin yalnızca temizlik personeli olarak görülemeyeceğini, bu kişilerin öğrencilerle gün boyunca en yoğun temas kuran çalışanlar arasında yer aldığını vurguladı. Bu nedenle hademelik görevinin sıradan bir hizmet alımı gibi değerlendirilemeyeceğini belirten Serdaroğlu, çocuklarla aynı ortamda bulunacak personelin titizlikle seçilmesi gerektiğini kaydetti.

Sendika olarak yıllardır okullardaki taşeron uygulamasına karşı çıktıklarını hatırlatan Serdaroğlu, hükümetin hâlâ bu hizmetleri ihale yoluyla şirketlere devretmeyi sürdürdüğünü dile getirdi. İşe alımlarda yalnızca "ihaleyi kazanan firmanın personeli" anlayışıyla hareket edilmemesi gerektiğini belirten Serdaroğlu, adayların özgeçmişlerinin, sicil kayıtlarının ve geçmişlerinin devlet tarafından araştırılması, güvenlik kontrollerinin yapılması ve sorumluluğun doğrudan kamu otoritesinde olması gerektiğini ifade etti.

Yaşanan olay üzerinden herhangi bir kişi ya da kurumu peşinen suçlama niyetinde olmadıklarını ancak sistemin kendisinin sorgulanması gerektiğini söyleyen Serdaroğlu, "Çocuklarımız ticari bir hizmet kalemi değildir. Okullarımız kâr amacıyla işletilecek işyerleri değildir. Çocuklarımızın güvenliği ihale konusu yapılamaz" dedi. Hükümete çağrıda bulunan Serdaroğlu, okullardaki hademe ve benzeri hizmetlerin devlet tarafından doğrudan istihdam edilmesini, personel alımlarında geçmiş araştırması yapılmasını ve daha sıkı denetim mekanizmaları oluşturulmasını talep etti.

Sık Sorulan Sorular

Okullarda görev yapacak hademelerin taşeron firmalar yerine doğrudan devlet eliyle istihdam edilmesi neden önemli görülüyor?
Çünkü hademeler öğrencilerle gün boyunca en yoğun temas kuran çalışanlar arasında yer alıyor ve çocuk güvenliğinin ticari bir hizmet gibi ihale edilemeyeceği belirtiliyor.
Serdaroğlu, hademe adaylarının seçiminde hangi güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini söylüyor?
Adayların özgeçmişlerinin, sicil kayıtlarının ve geçmişlerinin devlet tarafından araştırılması, güvenlik kontrollerinin yapılması ve sorumluluğun doğrudan kamu otoritesinde olması gerektiğini ifade ediyor.
Serdaroğlu, yaşanan cinsel saldırı olayı üzerine hangi konuda uyarıda bulunuyor?
Cinsel suçlardaki artışa ilişkin uyarıların, okullardaki güvenlik sorununu bir kez daha gündeme taşıdığını ve sistemin kendisinin sorgulanması gerektiğini belirtiyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör