DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Okullardaki taşeron düzenine sert tepki: Çocuk güvenliği pazarlık konusu olamaz

18 Ağustos 2026 112 okunma
Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, bir okulda yaşanan cinsel saldırı olayının ardından hademe istihdamının doğrudan devlet eliyle yapılması gerektiğini vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Sendika lideri, okullardaki hademelerin taşeron firmalar yerine devlet kadrosunda istihdam edilmesini istedi.
  • yaşındaki öğrenciye cinsel saldırı davası, okullardaki güvenlik açığını gözler önüne serdi.
  • Serdaroğlu, hademe adaylarının geçmiş kayıtlarının ve sicillerinin devlet tarafından incelenmesini talep etti.
  • Çocuk güvenliğinin ihale konusu yapılamayacağını, okulların kâr amacıyla işletilemeyeceğini vurguladı.

Kamu İşçileri Sendikası lideri Ahmet Serdaroğlu, okullarda görev yapan hademelerin taşeron firmalar üzerinden çalıştırılmasına karşı çıkarak bu uygulamanın son bulması gerektiğini dile getirdi. Serdaroğlu, 17 yaşındaki bir öğrenciye yönelik cinsel saldırı nedeniyle bir hademenin dört yıl hapis cezası almasının, okullardaki güvenlik açığını bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti.

Sendika başkanı, hademelerin yalnızca temizlik işi yapmadığını, öğrencilerin gün boyunca en sık karşılaştığı kişiler arasında yer aldığını belirtti. Bu nedenle çocuklarla aynı ortamda bulunacak personelin seçiminde büyük bir titizlik gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. Serdaroğlu, yıllardır sürdürdükleri talebin arkasında olduklarını söyleyerek hademelerin devlet kadrosunda istihdam edilip sıkı biçimde denetlenmesini istedi.

İşe alım sürecinde yalnızca ihaleyi kazanan şirketin kararlarının belirleyici olmaması gerektiğini savunan Serdaroğlu, adayların geçmiş kayıtlarının ve sicillerinin devlet tarafından incelenmesi, güvenlik ve uygunluk kontrollerinin eksiksiz yapılması gerektiğini kaydetti. Hükümetin okullardaki bazı hizmetleri hâlâ taşeronlara devretmesini eleştiren Serdaroğlu, “Çocuklarımız ticari bir hizmet kalemi değildir. Okullarımız kâr amacıyla işletilecek işyerleri değildir. Çocuklarımızın güvenliği ihale konusu yapılamaz.” diye konuştu.

Yaşanan olay üzerinden herhangi bir kişi ya da kurumu doğrudan suçlama amacı taşımadıklarını belirten Serdaroğlu, asıl sorgulanması gerekenin mevcut sistem olduğunu söyledi. Okullardaki güvenlik yapısının baştan ele alınmasını talep eden sendika lideri, çocuklarla çalışan tüm personele yönelik daha sıkı denetim mekanizmaları kurulması çağrısında bulundu. Serdaroğlu, “Çocuklarımızın güvenliği taşeronun insafına bırakılamaz. Devlet, çocuklarımızın bulunduğu her okulda sorumluluğu bizzat üstlenmeli; çalışanını kendisi seçmeli, kendisi denetlemeli ve gerektiğinde hesabını kendisi vermelidir.” ifadelerini kullandı.

Sık Sorulan Sorular

Taşeron hademelerin işe alım sürecinde güvenlik kontrolleri şu anda nasıl yapılıyor?
Habere göre, işe alım sürecinde yalnızca ihaleyi kazanan şirketin kararları belirleyici oluyor ve devlet tarafından geçmiş kayıtlar ile sicil incelemesi yapılmıyor.
Sendika, hademelerin istihdam edilme şekliyle ilgili hangi çözümü öneriyor?
Kamu-İş Başkanı, hademelerin doğrudan devlet kadrosunda istihdam edilmesini ve sıkı biçimde denetlenmesini talep ediyor.
Yaşanan cinsel saldırı olayında mahkeme hangi cezayı verdi?
Habere göre, 17 yaşındaki bir öğrenciye yönelik cinsel saldırı nedeniyle bir hademe dört yıl hapis cezası aldı.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör