DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Özdenefe'den Üstel'e Sert Eleştiri: "Ülkeyi Yönetecek Ciddiyet Lazım, 'Abi' Siyaseti Değil"

18 Ağustos 2026 30 okunma
CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe, Başbakan Ünal Üstel'in nüfus ve güvenlik açıklamalarını eleştirerek rakamların tek başına politika üretmek için yeterli olmadığını söyledi. Özdenefe ayrıca Üstel'in muhalefete yönelik "gelsinler abilerine sorsunlar" sözlerine de sert tepki gösterdi.
Öne Çıkanlar
  • Özdenefe, Üstel'in nüfus ve güvenlik açıklamalarını rakamları sonuç gibi sunmakla eleştirdi.
  • Nüfus sayımının 2011'den beri yapılmadığını, 15 yılda yapının değiştiğini vurguladı.
  • Güvenlikte toplam suç sayısının azalmasının suç niteliğindeki artışı gizlediğini savundu.
  • Üstel'in "abi" sözlerini paternalist buldu, hükümetin olağanüstü toplantıya katılmadığını hatırlattı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Başbakan Ünal Üstel'in nüfus ve toplum güvenliği konusundaki son açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üstel'in nüfusun "500 bin civarında" olduğunu belirttiğini ve güvenlik alanında bazı suç rakamlarını Güney Kıbrıs'la karşılaştırdığını hatırlatan Özdenefe, her iki konuda da aynı yaklaşımın sergilendiğini savundu.

Özdenefe, "Bir rakam açıklanıyor ve sanki mesele orada sonuçlanmış gibi davranılıyor. Oysa rakam sonuç değil, planlamanın ve politika üretmenin başlangıç noktasıdır" ifadelerini kullandı. Üstel'in 2023 yılında bir televizyon programında nüfusu bildiklerini söylediğini ancak rakam sorulduğunda "Konuşulacak rakamlar var, konuşulmayacak rakamlar var" dediğini anımsatan Özdenefe, "O gün konuşulamayan nüfus rakamına ne oldu da bugün konuşulabilir hale geldi?" diye sordu.

Son kapsamlı nüfus sayımının 2011 yılında yapıldığına dikkat çeken Özdenefe, aradan geçen 15 yılda pandemi, bölgedeki savaşlar, göç hareketleri, yükseköğrenim ve iş gücü gibi etkenlerin nüfus yapısını önemli ölçüde değiştirdiğini kaydetti. Nüfus sayımında yalnızca "kaç kişiyiz?" sorusunun değil, ülkede kimlerin, nerede ve hangi statüde yaşadığının da yanıtlanması gerektiğini vurgulayan Özdenefe, eğitimden sağlığa, konuttan altyapıya kadar tüm planlamaların bu verilere dayanması gerektiğini belirtti.

Güvenlik konusuna da değinen Özdenefe, Üstel'in toplam suç sayısının azaldığını belirterek ciddi bir güvenlik sorunu olmadığı sonucuna varmasını eleştirdi. "Hangi suçlar artıyor? Suçların niteliği ve ağırlığı nasıl değişiyor? Silahlı suçlar, uyuşturucu, insan ticareti, kadına yönelik şiddet ve çeteleşmede nasıl bir tablo var? Toplam rakam bunları söylemez" diyen Özdenefe, güvenlik politikasının suçları sonradan saymaktan ibaret olmadığını ifade etti.

Başbakan Üstel'in muhalefete yönelik "gelsinler abilerine sorsunlar" sözlerine de tepki gösteren Özdenefe, bu yaklaşımı "paternalist siyaset anlayışı" olarak nitelendirdi. CTP'nin toplumda büyüyen güvenlik kaygılarını Meclis'te görüşmek amacıyla olağanüstü toplantı çağrısı yaptığını ancak hükümetin toplantıya katılmadığını hatırlatan Özdenefe, "Demokraside seçmenin iradesinin 'abisi' olmaz. Bu gidişat böyle devam etmeyecek. Biz bu sorumluluğu almaya ve ülkeyi ciddiyetle yönetmeye hazırız" diyerek sözlerini tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

Özdenefe, Başbakan Üstel'in nüfus açıklamasındaki hangi çelişkiye dikkat çekiyor?
Özdenefe, Üstel'in 2023'te nüfus rakamını "konuşulmayacak rakamlar" diyerek açıklamadığını, ancak şimdi "500 bin civarında" demesinin çelişkili olduğunu vurguluyor.
Özdenefe'ye göre nüfus sayımında sadece "kaç kişiyiz" sorusu mu sorulmalı?
Hayır, ülkede kimlerin, nerede ve hangi statüde yaşadığının da yanıtlanması gerektiğini, çünkü eğitim, sağlık, konut ve altyapı planlamalarının bu verilere dayanması gerektiğini belirtiyor.
Özdenefe'nin Üstel'in "abi" siyaseti eleştirisi hangi söze dayanıyor?
Üstel'in muhalefete yönelik "gelsinler abilerine sorsunlar" sözlerine tepki göstererek, ülkeyi yönetecek ciddiyet gerektiğini, "abi" siyasetinin doğru olmadığını savunuyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör