DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Özdenefe'den Üstel'e Sert Yanıt: "Toplumun İhtiyacı Abi Siyaseti Değil"

19 Ağustos 2026 100 okunma
CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe, Başbakan Ünal Üstel'in muhalefete yönelik "gelip abilerine sorsalardı" sözlerine tepki göstererek, nüfus ve güvenlik verilerinin ciddiyetsiz kullanıldığını savundu.
Öne Çıkanlar
  • Özdenefe, Üstel'in "abi siyaseti" ifadesini eleştirerek toplumun ihtiyacının bu olmadığını söyledi.
  • Özdenefe, nüfus ve güvenlik rakamlarının sonuç değil, politika üretmenin başlangıcı olduğunu vurguladı.
  • Özdenefe, 2011'den bu yana nüfus yapısını değiştiren etkenlere dikkat çekti ve güncel sayım gerektiğini belirtti.
  • Özdenefe, güvenlikte suç niteliği ve artışını sorgulayarak riskleri önceden okumanın önemini vurguladı.

Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı ve CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe, muhalefetin güvenlik kaygıları nedeniyle Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırmasına karşılık Başbakan Ünal Üstel'in sergilediği tutuma sert çıktı. Özdenefe, Üstel'in "gelip abilerine sorsalardı" ifadesini eleştirerek, "Toplumun ihtiyacı 'abi siyaseti' değildir" dedi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Özdenefe, Başbakan'ın nüfusun "500 bin civarında" olduğunu söylediğini ve güvenlik konusunda bazı suç rakamlarını Güney Kıbrıs'la karşılaştırarak ciddi bir sorun olmadığı sonucuna vardığını hatırlattı. Özdenefe, "Nüfusta da güvenlikte de aynı yaklaşımı görüyoruz. Bir rakam açıklanıyor ve sanki mesele orada sonuçlanmış gibi davranılıyor. Oysa rakam sonuç değil, planlamanın ve politika üretmenin başlangıç noktasıdır" ifadelerini kullandı.

Özdenefe, Başbakan'ın 2023'te bir televizyon programında nüfusu bildiklerini söyleyip "Konuşulacak rakamlar var, konuşulmayacak rakamlar var" dediğini anımsatarak, "O gün konuşulamayan nüfus rakamına ne oldu da bugün konuşulabilir hale geldi?" diye sordu. Son kapsamlı nüfus sayımının 2011'de yapıldığına dikkat çeken Özdenefe, aradan geçen 15 yılda pandemi, bölgedeki savaşlar, göç hareketleri ve yükseköğrenim gibi etkenlerin nüfus yapısını önemli ölçüde değiştirdiğini vurguladı.

Güvenlik konusuna da değinen Özdenefe, toplam suç sayısındaki azalmanın tek başına güvenlik tablosunu yansıtmadığını belirterek, "Hangi suçlar artıyor? Suçların niteliği ve ağırlığı nasıl değişiyor? Silahlı suçlar, uyuşturucu, insan ticareti, kadına yönelik şiddet ve çeteleşmede nasıl bir tablo var?" sorularını yöneltti. Güvenlik politikasının suçları sonradan saymak değil, riskleri doğru okuyup önlemleri zamanında almak olduğunu ifade etti.

Başbakan'ın muhalefete yönelik üslubunu "paternalizm" olarak nitelendiren Özdenefe, demokratik sistemde işleyişin bunun tam tersi olduğunu söyledi. "Toplumda ciddi bir güvenlik kaygısı varsa hükümet Meclis'e gelir, aldığı tedbirleri ortaya koyar, soruları cevaplar ve çözüm üretir" diyen Özdenefe, "Bu gidişat böyle devam etmeyecek. Biz bu sorumluluğu almaya ve ülkeyi yönetmeye hazırız" ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

Başbakan Ünal Üstel'in "gelip abilerine sorsalardı" sözleri hangi bağlamda söylenmiştir?
Muhalefetin güvenlik kaygıları nedeniyle Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırmasına karşılık söylenmiştir.
Fazilet Özdenefe'ye göre nüfus rakamının açıklanması neden bir sonuç değildir?
Çünkü rakam, planlamanın ve politika üretmenin başlangıç noktasıdır.
Son kapsamlı nüfus sayımı hangi yıl yapılmıştır?
2011 yılında yapılmıştır.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör