DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Rum Müzakereciden Sert Suçlama: Ankara ve Lefkoşa Süreci Bilinçli Tıkıyor

12 Ağustos 2026 86 okunma
Rum müzakereci Menelaos Menelau, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafını en basit siyasi konularda dahi müzakereleri kasten sekteye uğratmakla itham etti. Menelau, BM'nin çözüm modeli olarak yalnızca federasyonu gördüğünü öne sürdü.

Rum müzakereci Menelaos Menelau, katıldığı bir televizyon programında Kıbrıs meselesine dair çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Menelau, özellikle Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının tutumunu hedef alarak, düşük profilli siyasi meselelerde bile ilerlemeyi bilinçli bir şekilde baltaladıklarını ve süreci ağırdan aldıklarını iddia etti.

Menelau, Ankara'nın iki ayrı devlet temelindeki çözüm modelinde direttmesine rağmen, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in masada bundan farklı bir seçeneğin bulunmadığı sinyalini verdiğini savundu. BM'nin, üzerinde mutabakat sağlanan federal çatı altında görüşmeleri canlandırma gayretlerinin sürdüğünü aktaran Menelau, stratejik amacın kapsamlı bir çözümle adanın yeniden birleşmesi ve bağımsızlığı olduğunu vurguladı.

Geçiş noktaları konusuna da değinen Menelau, Rum kesiminin BM Genel Sekreteri'nin Athienu-Eylence-Mias Milias kapılarının eş zamanlı açılması önerisini geçtiğimiz yıl temmuz ayında New York'ta kabul ettiğini, ancak Kıbrıs Türk tarafının bu öneriye hala mesafeli durduğunu ileri sürdü. Önerinin Athienu bölgesinden Piroi üzerinden Eylence'ye varan bir güzergahı da içerdiğini belirten Menelau, diğer kapılar için çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Genişletilmiş 5+1 toplantısının hazırlıklarına da işaret eden Menelau, zorluklara karşın bu yöndeki çabaların olgunlaşma aşamasında olduğunu ifade etti. Bu sürecin kilit taşının, öze dair konulardaki ortak görüşlerin BM tarafından görevlendirilen bir anayasa uzmanınca kayıt altına alınması olduğunu belirtti. Uzmanın çalışmaya başladığını ancak henüz adada bulunmadığını kaydeden Menelau, Kıbrıs Türk tarafının engelleyici tavrının aşılması umuduyla girişimlerin her alanda sürdürüldüğünü sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör