DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Süpermarketteki Saldırı Sonrası Sert Çıkış: Kadını Korumayan Devlet de Sorumludur

03 Ağustos 2026 46 okunma
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, bir süpermarkette yaşanan kadına yönelik şiddet olayının ardından yaptığı açıklamada, bu tür vakaların münferit olmadığını belirterek gerekli önlemleri almayan devleti de sorumlu tuttu.

Cansu N. Nazlı, gündüz vakti bir süpermarkette meydana gelen saldırının kendisini hem bir yurttaş hem de bir kadın olarak derinden sarstığını dile getirdi. Saldırıya uğrayan kadının hayata tutunmasını ve bir an önce sağlığına kavuşmasını temenni eden Nazlı, yaşananların tekil ve istisnai bir olay olarak görülemeyeceğinin altını çizdi.

Kadına yönelik şiddet alanında mücadele yürütenlerin bu gerçeğin farkında olduğunu söyleyen Nazlı, mevcut tablonun kadınları şiddete karşı korumayan ve etkili önleme mekanizmaları oluşturmayan erkek egemen neoliberal sistemin bir çıktısı olduğunu ifade etti. Şiddetin çoğunlukla kadınların tanıdığı kişilerden geldiğine ve bu saldırıların aniden ortaya çıkmadığına dikkat çeken Nazlı, şiddetin özel alanda farklı biçimlerde ve çeşitli dönemlerde kendini gösterdiğini, ancak kadınların ilk taciz mesajını, ilk sözlü şiddeti ya da ilk fiziksel müdahaleyi çoğu zaman resmi makamlara taşımadığını belirtti. Kadınların genellikle kendi başlarına çözemeyeceklerini anladıkları noktada şikâyet yoluna başvurduğunu veya destek talep ettiğini vurguladı.

Olayın tüm ayrıntılarının henüz bilinmediğini ancak bu ağırlıkta bir şiddet vakasının hiçbir ön belirti olmadan gerçekleştiğine inanmadığını kaydeden Nazlı, polis, Sosyal Hizmetler Dairesi veya Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi nezdinde mağdur kadının saldırganla ilgili daha önce herhangi bir şikâyeti, tehdit başvurusu ya da destek talebi bulunup bulunmadığının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. Eğer böyle bir başvuru varsa, ilgili kurumların ne tür adımlar attığının da açıklanmasının önem taşıdığını ifade etti.

Nazlı, ülkede şiddet önleme merkezlerinin hâlâ kurulmamış olması, polisin kadına şiddet birimlerinin tüm bölgelerde örgütlendirilmemesi, ALO 183 hattının etkin bir altyapıya kavuşturulmaması, devlet tarafından işletilen tek bir sığınma evinin dahi bulunmaması ve kadına yönelik şiddet suçlarında ağır teminat koşullarının uygulanmaması gibi eksikliklerin kadınların güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini belirtti. Bu tehdidin ülkede yaşayan tüm kadınlar tarafından her gün hissedildiğini vurgulayan Nazlı, süpermarkette yaşanan saldırının yalnızca mağdur kadını değil, toplumdaki bütün kadınları ilgilendirdiğini dile getirdi. Failin cezalandırılmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Nazlı, kadınları şiddetten koruyacak ve şiddeti önleyecek politikaların ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Nazlı, “Bugün bir süpermarkette kız kardeşimizin başına gelenler hepimizin güvenliğini tehdit ediyor. Bu nedenle yaşanan her kadına şiddet vakasında yalnızca fail değil, gerekli önlemleri almayan devlet de sorumludur” ifadelerini kullandı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör