DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Taçoy'dan Mülkiyet Krizi Uyarısı: Rum Tarafı Çözümü Baltalıyor

12 Ağustos 2026 59 okunma
UBP Milletvekili Hasan Taçoy, Güney Kıbrıs'ın mülkiyet konusundaki son uygulamalarının güven ortamını yok ettiğini ve Kıbrıs sorununu çözümden uzaklaştırdığını söyledi. Taçoy, özellikle tutuklamaların mağduriyetleri büyüttüğüne dikkat çekti.

Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Hasan Taçoy, Kıbrıs'taki mülkiyet meselesinin çözümü için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin izlediği politikaların durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirdiğini ifade etti. Taçoy'a göre Rum tarafının son dönemde attığı adımlar ve yaptığı açıklamalar, adil ve kalıcı bir çözüm ihtimalini giderek zayıflatıyor.

Almanya'nın, iki yılı aşkın süredir Güney Kıbrıs'ta tutuklu bulunan bir vatandaşıyla ilgili gösterdiği sert tepkiye işaret eden Taçoy, bu durumun Rum yönetiminin yanlış uygulamalarını gözler önüne serdiğini belirtti. Taçoy, özellikle son dönemde devreye sokulan tutuklama ve yargı süreçlerinin yarattığı fiili durumun sorunu daha da karmaşıklaştırdığını ve mağduriyetleri derinleştirdiğini vurguladı.

Mülkiyet sorununun Kıbrıs'ın temel başlıklarından biri olduğunu ve mutlaka çözülmesi gerektiğini kaydeden Taçoy, aradan geçen 60 yılı aşkın zaman diliminde konunun taraflarının değiştiğine dikkat çekti. Artık ikinci ve hatta üçüncü kuşakların müdahil duruma geldiğini belirten Taçoy, Rum hükümetinin buna rağmen tamamen politik ve hukuk dışı eylemlere başvurduğunu söyledi.

Tutuklamaların hem hukuki hem de insani açıdan kabul edilemez olduğunu yineleyen Taçoy, Rum yönetimine bu hukuk dışı politik yaklaşımlardan bir an önce vazgeçme çağrısı yaptı. Mülkiyet gibi hayati bir konunun tehditlerle çözülemeyeceğini belirten Taçoy, sorunun ortak bir zeminde çözümü için akıl yoluna dönülmesi ve gerekli adımların Rum tarafınca atılması temennisinde bulundu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör