DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

TDP'den Hükümete Sert Çıkış: Devlet İnsanları Sistemden Kaybediyor, 7 Maddelik Acil Plan Hazır

04 Ağustos 2026 120 okunma
Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Zeki Çeler, ülkedeki izinsiz ikamet sorununun bir devlet krizi olduğunu belirterek hükümete 48 saat içinde kriz masası kurma çağrısı yaptı. Çeler, tartışmanın kişilerin kimliği üzerinden değil, sistemin çöküşü üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, çalışma veya eğitim amacıyla ülkeye giriş yapan kişilerin izin süreleri dolduktan sonra devlet tarafından etkin biçimde takip edilememesinin artık basit bir idari aksaklık olarak görülemeyeceğini söyledi. Çeler, bu durumun kamu güvenliği, çalışma yaşamı, yükseköğretim ve insan haklarıyla doğrudan bağlantılı ciddi bir devlet sorununa dönüştüğünü ifade etti.

Çalışma izinleri, muhaceret kayıtları, üniversiteler ve polis arasında sağlıklı bir veri paylaşımı bulunmadığına dikkat çeken Çeler, “Devlet limanda giriş kaydı oluşturup daha sonra insanı sistemden kaybeden bir yapı olamaz.” dedi.

Boğazköy’de Hasan Düzgen’in hayatını kaybettiği trafik kazasının ardından zanlının 2023 yılından bu yana ülkede izinsiz statüde bulunduğuna yönelik mahkeme bilgilerini hatırlatan Çeler, tartışmanın kişilerin milliyeti üzerinden yürütülmesini doğru bulmadıklarını belirtti. “Asıl sorgulanması gereken; bu kişinin üç yılı aşkın süre boyunca sistem dışında nasıl kaldığı, hangi kurumun alarm vermesi gerekirken vermediğidir.” diyen Çeler, suçun milliyetinin olmadığını, devlet ihmallerinin de kimlik tartışmalarıyla örtülemeyeceğini vurguladı.

Son günlerde yapılan polis denetimlerinde onlarca kişinin izinsiz statüde bulunduğunun ortaya çıktığını anımsatan Çeler, bazı mahkeme dosyalarında bin günü, hatta iki bin günü aşan izinsiz ikamet sürelerinin yer aldığını söyledi. “Bir insanın 2 bin 699 gün boyunca sistem dışında kalabilmesi yalnızca bireysel ihlalle açıklanamaz. Bu, kurumsal takip mekanizmasının işlemediğinin göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

2024 yılında çıkarılan çalışma affı sonrasında bu kişilerin nasıl statü dışına düştüğüne ilişkin veri toplanacağının açıklandığını hatırlatan Çeler, buna rağmen yeni muhaceret affı çıkarıldığını belirterek hükümete “Toplanan veriler nerede? Hangi şirketler hakkında işlem yapıldı? Kaç işverene yaptırım uygulandı? Kaç aracının faaliyeti durduruldu?” sorularını yöneltti. Çeler, “Af çıkarmak sistem kurmak değildir.” dedi.

Çeler, çözüm için hazırladıkları yedi maddelik acil eylem planını da kamuoyuyla paylaştı. Planda yeni yabancı işgücü ön izinlerinin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulması, Çalışma, Muhaceret, Polis, Sosyal Sigortalar ve üniversiteleri kapsayan tek merkezli dijital statü takip sistemi kurulması, işverenlere 72 saat içinde zorunlu bildirim yükümlülüğü getirilmesi, işçi getirmenin sadece devlet eliyle yapılması, çalışanların kendi çalışma izinlerini ve sosyal güvenlik durumlarını dijital sistem üzerinden takip edebilmesi, üniversiteler ile eğitim aracılarının da aynı takip sistemine dahil edilmesi ve kurumlar arası ortak ve sürekli denetim modelinin yeniden hayata geçirilmesi yer aldı.

Hükümete çağrıda bulunan Çeler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın 48 saat içinde ortak kriz masası kurması, ilk 30 gün içinde mevcut kayıtların karşılaştırılması ve en geç 90 gün içerisinde tek merkezli dijital statü takip sisteminin devreye alınması gerektiğini söyledi. “İnsanları hedef göstermek kolaydır. Devlet kurmak, kayıt tutmak, denetlemek ve hesap sormak ise siyasi irade gerektirir. Biz insanları değil, insanları sistem dışına iten bu düzeni hedef alıyoruz.” ifadelerini kullandı.

gufi_note_title

gufi_note_p1

gufi_note_p2

gufi_note_p3

— Editör