DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Tel Aviv'den Mekke Anlaşması Tepkisi: "İsrail'e Karşı Kurulmuş Bir İttifak"

11 Ağustos 2026 65 okunma
İsrailli üst düzey bir yetkili, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın doğrudan İsrail'i hedef aldığını öne sürdü. Yetkili, Tel Aviv'in bu gelişmeye karşı yeni bölgesel ortaklıklar kurması gerektiğini savundu.

Yedioth Ahronot gazetesine konuşan ve kimliğini gizli tutan İsrailli bir yetkili, 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Tel Aviv yönetiminde ciddi rahatsızlık yarattığını belirtti. Yetkili, "Bu anlaşma bizi kaygılandırıyor. Bu, İsrail'e karşı kurulmuş bir ittifaktır" ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın daha geniş çaplı bir bölgesel dönüşümün habercisi olduğunu ileri süren yetkili, İsrail'in bu duruma karşı harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Tel Aviv'in özellikle Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nden oluşan Helen ekseni başta olmak üzere Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile alternatif ittifak arayışlarına yönelmesi gerektiğini dile getirdi.

İsrail'in "devasa bir orduyu güçlendirme programına" ihtiyaç duyduğunu savunan yetkili, ülkenin "çok ama çok güçlü" olması ve diğer ülkeleri kendisine bağımlı hale getirmesi gerektiğini öne sürdü. Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail için bir "endişe kaynağı" olduğunu belirten yetkili, "Türkiye ve Erdoğan meselesi tehlikeli" değerlendirmesinde bulundu.

Mısır'ın da ilerleyen süreçte Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na dahil olmasının kendileri için sürpriz olmayacağını söyleyen yetkili, ittifakın resmi söylemde İran'ı hedef aldığını ancak kendisinin buna pek inanmadığını ifade etti. "Bu ittifak İsrail'e karşı kuruldu. Sizce bunu kimlere karşı yapıyorlar?" diye soran yetkili, anlaşmanın gerçek hedefinin Tel Aviv olduğunu ima etti.

Öte yandan İsrail Diaspora Bakanı Chikli de daha önce yaptığı açıklamada Mekke Ortak Savunma Anlaşması'ndan duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş, Suudi Arabistan'ın Türkiye ile birlikte hareket etmeye başlamasını İsrail açısından "çok kötü bir gelişme" olarak nitelendirmişti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör