DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Üstel'den muhalefete sert çıkış: Güvenlik siyasi şova alet edilemez

16 Ağustos 2026 116 okunma
Başbakan Ünal Üstel, CTP'nin olağanüstü Meclis toplantısı çağrısına yanıt vererek resmi verilerin güvenlik zafiyeti iddialarını desteklemediğini savundu ve ülkenin "cinayet adası" gibi gösterilmesinin sorumlu siyasetle bağdaşmadığını söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Üstel, CTP'nin Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırma girişimine sert tepki gösterdi.
  • Resmi polis raporlarının KKTC'nin daha güvensiz olduğunu göstermediğini belirtti.
  • Ülkenin "cinayet adası" gibi gösterilmesinin ekonomi ve turizme zarar vereceğini söyledi.
  • Gerekli imzaların bulunması halinde Meclis'e gidip gerçekleri anlatacağını ifade etti.

Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel, CTP'nin artan suç olayları ve güvenlik sorunlarının ele alınması için Cumhuriyet Meclisi'ni "Toplum Güvenliği" gündemiyle olağanüstü toplantıya çağırma girişimine sert tepki gösterdi. Üstel, resmi polis raporları ve somut verilerin KKTC'nin geçmiş yıllara kıyasla daha güvensiz hale geldiğine ya da suçların aydınlatılmasında zafiyet yaşandığına işaret etmediğini belirtti.

Üstel, ülkede işlenen her suçun, yaşanan her trafik kazasının ve kaybedilen her canın kendilerini derinden etkilediğini vurgulayarak "Hiçbir rakam yaşanan bir acıyı küçültemez" ifadesini kullandı. Suçla mücadele, trafik güvenliği ve halkın huzurunun korunması konusunda ellerinden gelenin fazlasını ortaya koyduklarını kaydeden Üstel, eksiklerin giderilmesi ve güvenlik güçlerinin kapasitesinin artırılması için çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Seçim döneminin yaklaşması nedeniyle ülkenin "cinayet adası" veya "güvensizlik adası" gibi gösterilmeye çalışılmasının sorumlu siyaset anlayışıyla bağdaşmadığını ifade eden Üstel, bu tür söylemlerin ülke ekonomisine, turizme, uluslararası algıya ve halkın huzuruna zarar vereceğini belirtti. Muhalefetin eleştiri hakkına saygı duyduklarını ancak ülkede savaş hali veya olağanüstü güvenlik krizi varmış gibi bir görüntü yaratıp Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırmanın siyasi gösteriye dönüştürülmesine destek vermeyeceklerini vurguladı.

Üstel, gerekli imzaların bulunması ve Meclis İçtüzüğü çerçevesinde toplantı çağrısı yapılması halinde Meclis'e giderek gerçekleri milletvekilleriyle birlikte halkın önünde anlatacaklarını belirtti. Polis Teşkilatı'nın emeğinin değersizleştirilmesine ve KKTC'nin dünyaya güvensiz bir ülke gibi gösterilmesine ortak olmayacaklarını kaydeden Üstel, "Bizim sorumluluğumuz siyasi şovlara değil, halkımızadır" dedi.

Sık Sorulan Sorular

Başbakan Ünal Üstel, CTP'nin olağanüstü Meclis toplantısı çağrısına hangi gerekçeyle karşı çıktı?
Üstel, resmi polis raporları ve somut verilerin güvenlik zafiyeti iddialarını desteklemediğini, ülkenin "cinayet adası" gibi gösterilmesinin sorumlu siyasetle bağdaşmadığını savundu.
Üstel'e göre, ülkenin güvensiz gösterilmesinin hangi alanlara zarar vereceği belirtildi?
Üstel, bu tür söylemlerin ülke ekonomisine, turizme, uluslararası algıya ve halkın huzuruna zarar vereceğini ifade etti.
Üstel, muhalefetin Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırma girişimini nasıl nitelendirdi?
Üstel, bu girişimin siyasi gösteriye dönüştürülmesine destek vermeyeceklerini ve ülkede savaş hali veya olağanüstü güvenlik krizi varmış gibi bir görüntü yaratıldığını belirtti.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör