DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Üstel'in "Yine Veririz" Çıkışına Sert Tepki: Silahlanma Hevesi Vahim

21 Ağustos 2026 93 okunma
Halkın Partisi Sözcüsü Aral Moral, Başbakan Ünal Üstel'in silah izinleriyle ilgili "imkan olursa yine veririz" sözlerini eleştirerek, tabanca ruhsatlarının hangi kritere göre verildiğinin hâlâ bir muamma olduğunu söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Halkın Partisi Sözcüsü Aral Moral, Üstel'in silah izni açıklamasını vahim buldu.
  • Moral, silah izinlerinin kime ve hangi kriterlere göre verildiğinin yanıtsız kaldığını belirtti.
  • Moral, bireysel silahlanmayı artırmanın güvenlik sağlamayacağını, tedbirlerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
  • Moral, Üstel'in silahlanma artışı konusunda hevesli olduğu yorumunu yaptı.

Halkın Partisi Sözcüsü Aral Moral, Başbakan Ünal Üstel'in canlı yayında sarf ettiği "silah izni verdik, imkan olursa yine veririz" ifadesini oldukça vahim olarak nitelendirdi. Moral, partisi olarak gayri meşru hükümetin görev süresi boyunca kime, hangi gerekçeyle ve hangi kriterlere bağlı olarak tabanca izni verildiğini sorduklarını, hatta Bilgi Edinme Yasası kapsamında da bu bilgiye ulaşmaya çalıştıklarını ancak hiçbir yanıt alamadıklarını hatırlattı.

Yazılı açıklama yapan Moral, ülkedeki güvenliğin bireysel silahlanmayı artırarak ve "gerekirse yine veririz" yaklaşımıyla sağlanamayacağına dikkat çekti. Trafikteki tartışmalarda bile taraflardan birinin diğerine tabanca çektiği bir dönemden geçildiğini vurgulayan Moral, "Belli ki Sayın Üstel'in, ülkedeki bireysel silahlanmayla ilgili bir gailesi yok" dedi. Hatta Üstel'in silahlanmanın artması konusunda ciddi bir hevese sahip olduğu yönünde yorum yapmanın mümkün olduğunu belirtti.

Moral, dünyada silahlanmaya karşı alınabilecek önlemler tartışılırken KKTC gibi küçük bir coğrafyada artan silahlanmayla övünmenin oldukça manidar olduğunu ifade etti. Üstel'in KKTC'ye inandığını ve yasalara saygısını dile getirdiğini ancak yasanın emrine rağmen kamuoyuna bilgi vermekten kaçındığını söyleyen Moral, bu izinlerin neye göre ve kime verildiğinin bugün hâlâ ciddi bir muamma olduğunu kaydetti.

Moral, sorulduğunda "Polisimize ve iş insanlarımıza" denerek konunun geçiştirilmeye çalışıldığını belirtti. Ülkedeki huzuru ve güvenliği sağlamak için bireysel silahlanmayı artırmak yerine güvenlik tedbirlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Moral, giriş çıkışların denetim altına alınması, Türkiye ile sicil paylaşım sisteminin hayata geçirilmesi ve Polis Genel Müdürlüğü'nün talebi olan güncel teşkilat yasasıyla kadro sayısının artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Başbakan Ünal Üstel'in silah izinleriyle ilgili "imkan olursa yine veririz" sözlerine Halkın Partisi Sözcüsü Aral Moral'ın temel eleştirisi nedir?
Moral, bu ifadeyi "vahim" olarak nitelendiriyor ve tabanca ruhsatlarının hangi kritere göre verildiğinin hâlâ bir muamma olduğunu, bu konuda Bilgi Edinme Yasası kapsamında yapılan başvuruya yanıt alınamadığını belirtiyor.
Aral Moral, silah izinlerinin kimlere verildiği sorusuna yetkililerden nasıl bir yanıt geldiğini aktarıyor?
Moral, sorulduğunda "Polisimize ve iş insanlarımıza" denilerek konunun geçiştirilmeye çalışıldığını ifade ediyor.
Moral, ülkedeki güvenliğin nasıl sağlanamayacağını vurguluyor?
Moral, ülkedeki güvenliğin bireysel silahlanmayı artırarak ve "gerekirse yine veririz" yaklaşımıyla sağlanamayacağını, trafikteki tartışmalarda bile tabanca çekildiği bir dönemden geçildiğini belirtiyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör