DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

YKP'den Erhürman'a çağrı: Sendikacıya yönelik polis baskısının arkasındaki "resmi evrak" açıklansın

22 Ağustos 2026 55 okunma
Yeni Kıbrıs Partisi, BM Genel Sekreteri ile görüşen sendikacı Selma Eylem'in önce toplantıda hedef alındığını, ardından polis tarafından ifadeye çağrıldığını belirterek Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'dan konuyu araştırmasını istedi.
Öne Çıkanlar
  • YKP, Selma Eylem'e yönelik polis baskısının arkasındaki "resmi evrak"ın açıklanmasını istedi.
  • Eylem, Guterres toplantısında sözü kesilip hakarete uğradıktan iki hafta sonra ifadeye çağrıldı.
  • Polis, şikayet olmadığını kabul etti ancak "resmi evrak" gerekçesiyle ifade talep etti.
  • YKP, Erhürman'a çağrıda bulunarak girişimin kim tarafından başlatıldığının sorulmasını talep etti.

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Sekreteryası, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) eski Başkanı ve Birleşik Kıbrıs-İki Toplumlu Barış İnisiyatifi temsilcisi Selma Eylem'in BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı görüşme sırasında yaşadıklarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, Guterres'in 28 Temmuz'da adaya gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında sivil toplum örgütleriyle bir araya geldiği, bu toplantıda Eylem'in 108 örgütün imzaladığı ortak deklarasyonu BM Genel Sekreteri'ne ilettiği hatırlatıldı. Deklarasyonda adanın bölünmüşlüğünün Kıbrıslıtürkler üzerindeki etkilerine, kuzeydeki statükonun sonuçlarına ve çözümün aciliyetine dikkat çekildiği aktarıldı.

YKP, Eylem'in konuşması sırasında Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz tarafından sözünün kesildiğini ve hakarete uğradığını belirtti. Aradan iki hafta geçtikten sonra 13 Ağustos'ta Eylem'in Adli Şube tarafından aranarak ifadeye çağrıldığı kaydedilen açıklamada, sendikacının hakkında şikayet olup olmadığını sorduğunda "hayır" yanıtı aldığı ancak buna rağmen "elimizde resmi evrak var" denilerek ifade talep edildiği ifade edildi. Polisin bu "resmi evrak"ın ne olduğunu açıklayamadığı, avukatı Öncel Polili ile görüşen Eylem'in yasal olarak ifade vermek zorunda olmadığını öğrenerek talebi reddettiği vurgulandı.

Parti açıklamasında ayrıca, kısa süre önce KKTC yurttaşı yapılan emekli Tümgeneral Cihat Yaycı'nın Türkiye medyasında Kıbrıs'taki sendikalara Türkiye'den para aktarıldığını öne sürerek bu kaynağın kesilmesini ve sendikaların kapatılmasını istediğine, Guterres toplantısında "kim ne dedi" ifadesini de sözlerine eklediğine işaret edildi. Gazeteci Ali Kişmir'in ortaya koyduğu bu ayrıntının, toplantıda adı geçenlerin kimler eliyle Ankara'ya taşındığı ve sendikacının neden iki hafta sonra adli makamlarca arandığı sorularını birlikte değerlendirmeyi gerektirdiği belirtildi.

YKP, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'a seslenerek polis teşkilatının başını huzuruna çağırıp bu girişimin kim tarafından ve hangi gerekçeyle başlatıldığını sormasını, "resmi evrak"ın kamuoyuyla paylaşılmasını ve benzer olayların tekrarlanmaması için irade ortaya koymasını talep etti. Açıklamada, "Barış talep etmek, statükoyu eleştirmek ya da bir uluslararası toplantıda görüş bildirmek bu adada suç değildir, olamaz" ifadelerine yer verildi. Parti, Selma Eylem'in yanında olduğunu duyurarak adanın her iki yakasından barıştan yana tüm kesimleri bu baskı girişimine karşı ses yükseltmeye çağırdı.

Sık Sorulan Sorular

Selma Eylem'in ifadeye çağrılmasına gerekçe gösterilen "resmi evrak"ın içeriği nedir?
Polis, "resmi evrak"ın ne olduğunu açıklayamamıştır.
YKP, bu konuda Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'dan ne yapmasını talep ediyor?
YKP, Cumhurbaşkanı Erhürman'dan konuyu araştırmasını istemiştir.
Selma Eylem, polisin ifade talebine nasıl bir yanıt vermiştir?
Eylem, avukatı aracılığıyla yasal olarak ifade vermek zorunda olmadığını öğrenerek talebi reddetmiştir.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör