DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Zeki Çeler'den UBP'ye sert uyarı: "Seçmen tarihi ders verecek"

23 Temmuz 2026 117 okunma
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, katıldığı televizyon programında Kıbrıs sorunundan ekonomiye, seçimlerden çalışma hayatına kadar birçok konuda değerlendirmeler yaparken, UBP yönetimine yönelik çarpıcı ifadeler kullandı.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Kıbrıs Postası TV'de yayınlanan bir programa konuk oldu. Programda Kıbrıs meselesi, yaklaşan seçim süreci, ekonomik durum ve parti politikaları hakkında görüşlerini aktaran Çeler, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in uzun bir aradan sonra adaya gelecek olmasını tarihi bir fırsat olarak nitelendirdi. Çeler, bu ziyaretin Kıbrıs sorununda yeni bir müzakere döneminin kapısını aralayabileceğini ifade etti.

Kıbrıs konusundaki çözümsüzlüğün özellikle Kıbrıslı Türkler için yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirten Çeler, "Kıbrıs konusunda çözümsüzlük, özellikle Kıbrıslı Türkler açısından bir çöküştür" dedi. Mevcut durumun sürdürülemez olduğunu savunan Çeler, hayat pahalılığı, kültürel erozyon ve kimlik kaybı gibi sorunlara dikkat çekerek çözüm iradesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. 5+1 formatındaki görüşmelerin sadece toplantı yapmak için düzenlenmemesi gerektiğini, çözümün önünü açacak stratejik başlıkların masaya yatırılmasının önemli olduğunu söyledi.

Yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapılması fikrine karşı çıkan Çeler, bu durumun seçmenlerde kafa karışıklığı yaratacağını iddia etti. Hükümet ortağı partiler DP ve YDP'nin karar alma süreçlerinde yeterince dikkate alınmadığını öne süren Çeler, UBP tabanının mevcut yönetime tepki göstereceğini savundu. "Ulusal Birlik Partililer kendi yöneticilerine tarihin en büyük dersini verecek" ifadelerini kullanan Çeler, seçmenin sandıkta tavrını net bir şekilde ortaya koyacağını belirtti.

Karma oy sisteminin kaldırılması yönündeki tartışmalara da değinen Çeler, seçmenlerin oy kullanma şekline müdahale edilmemesi gerektiğini söyledi. Seçim barajının düşürülmesinin Meclis'te daha geniş bir siyasi temsiliyeti beraberinde getireceğini ifade eden Çeler, yerel seçimlerde CTP ile iş birliğinin devam edeceğini ve farklı bölgelerde ortak adaylarla seçime gidilebileceğini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı seçimindeki ittifakın TDP'nin görünürlüğünü artırdığını kaydeden Çeler, aday belirleme sürecinde sona yaklaştıklarını ve toplumla bağını koparmayan isimlerle seçmene gideceklerini söyledi.

Parti içinde genç kadrolara daha fazla görev vermeyi hedeflediklerini belirten Çeler, Meclis'in gençleşmesi gerektiğini vurguladı. Teknoloji ve Dijital Dönüşüm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın yeniden kurulması gerektiğini savunan Çeler, gençlerin karar alma mekanizmalarında daha etkin rol oynaması gerektiğini dile getirdi. Çalışma hayatına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çeler, asgari ücret tartışmalarının kısır bir döngüye dönüştüğünü belirterek sektörel taban maaş sistemine geçilmesi gerektiğini savundu. Çalışma Bakanlığı döneminde kayıt dışı istihdamla mücadele ettiklerini hatırlatan Çeler, denetimlerin yetersiz kaldığını ve yabancı işçilerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için çalışma izinleri üzerinden kurulan sistemin daha etkin denetlenmesi gerektiğini ifade etti. Yeniden görev almaları halinde bu konuda daha kararlı adımlar atacaklarını sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör