DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Zerrin Üstel'den Sert Çıkış: Ailemize Uzanan Dili Allah'a Bırakıyorum

21 Ağustos 2026 121 okunma
Başbakan Ünal Üstel'in eşi Zerrin Üstel, kendilerine ve ailelerine yönelik siyasi söylemlere tepki göstererek "bel altı siyaseti Allah'a havale ettiğini" söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Zerrin Üstel, ailesine yönelik "bel altı" söylemleri Allah'a havale ettiğini söyledi.
  • yıllık evlilikte en büyük sıkıntının eşinin yoğun çalışma temposu olduğunu belirtti.
  • Başbakanlık görevinin aile yaşamlarını değiştirmediğini, kahve fincanının bile değişmediğini vurguladı.
  • Eşinin hekimlik ve siyasi kariyerindeki başarısının aile için gurur kaynağı olduğunu ifade etti.

Başbakan Ünal Üstel'in eşi Zerrin Üstel, Melis Burcu'nun Kıbrıs TV'de hazırlayıp sunduğu "Kadının Gücü" programında samimi açıklamalarda bulundu. 48 yıllık evliliklerinden siyasetçi eşi olmanın getirdiği zorluklara kadar pek çok konuya değinen Zerrin Üstel, en büyük sıkıntının eşinin yoğun çalışma temposu nedeniyle ailesine yeterince vakit ayıramaması olduğunu dile getirdi.

Eşinin gerek hekimlik döneminde gerekse siyasi kariyerinde üstlendiği her görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığını vurgulayan Zerrin Üstel, "Ünal Bey'in çalışma gücü, yaptığı görev ailece bizim için gurur vericidir. Ünal Bey çok onurlu. Doktorluk hayatında da işini en iyi şekilde yapmayı, imkânsız şeyleri imkâna dönüştürmeyi çok severdi. Şu anda da ülkeye gerekli olan projeleri ve yapıları hayata geçirmek için çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Siyasi mücadelenin zaman zaman yıpratıcı bir hal aldığına dikkat çeken Zerrin Üstel, eşinin yanı sıra kendisinin ve ailesinin de hedef gösterilmesine sert tepki gösterdi. Eleştirilerin aile ve özel yaşam üzerinden yürütülmesini doğru bulmadığını belirten Üstel, bazı kesimlerin "bel altı" olarak nitelendirdiği söylemlerle siyaset yapmasının ülkenin siyasi kültürü açısından da ciddi bir yanlış olduğunu kaydetti.

48 yıllık evliliklerinde karşılıklı güven ve saygının hiç değişmediğini anlatan Zerrin Üstel, Başbakanlık görevinin aile yaşamlarında herhangi bir değişikliğe yol açmadığını vurgulayarak "Ünal Bey, Başbakan olduğundan beri evimizdeki kahve fincanı bile değişmedi" dedi. Çiftin birbirlerine hâlâ "Bey" ve "Hanım" diye hitap ettiğini söyleyen Üstel, kendilerine yönelik saldırılara aynı yöntemlerle karşılık vermeyeceğini belirterek "Birbirimize güvenimiz ve saygımız var. Yapılan bel altı siyasetini Allah'a havale ediyorum" diye konuştu.

Sık Sorulan Sorular

Zerrin Üstel, eşinin yoğun çalışma temposu nedeniyle ailesine yeterince vakit ayıramamasını nasıl değerlendiriyor?
Zerrin Üstel, eşinin yoğun çalışma temposu nedeniyle ailesine yeterince vakit ayıramamasını en büyük sıkıntı olarak dile getirdi.
Zerrin Üstel, siyasi mücadelede kendisine ve ailesine yönelik hangi tür söylemleri eleştiriyor?
Zerrin Üstel, eleştirilerin aile ve özel yaşam üzerinden yürütülmesini ve "bel altı" olarak nitelendirdiği söylemleri doğru bulmadığını belirtti.
Zerrin Üstel, 48 yıllık evliliklerinde neyin hiç değişmediğini vurguluyor?
Zerrin Üstel, 48 yıllık evliliklerinde karşılıklı güven ve saygının hiç değişmediğini vurguladı.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör