DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Akpınar'dan deprem uyarısı: "Çocukların güvenliği şansa bırakılamaz"

17 Ağustos 2026 55 okunma
Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhat Akpınar, Marmara Depremi'nin yıl dönümünde KKTC'de afetlere karşı topyekûn bir hazırlık sürecinin başlatılması gerektiğini söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Akpınar, KKTC'de kapsamlı afet ve deprem seferberliği başlatılması çağrısı yaptı.
  • Kamu binaları, okullar, hastaneler ve toplu yaşam alanlarının bilimsel ölçütlerle denetlenmesini istedi.
  • Çocukların bulunduğu okul ve yurtların güvenliğinin ertelenemez devlet sorumluluğu olduğunu vurguladı.
  • Ağustos 1999 ve 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybedenleri andı.

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin yıl dönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, depremde yaşamını yitirenleri andı ve ülkede afetlere karşı kapsamlı bir seferberlik başlatılması çağrısı yaptı.

Akpınar, 1999'daki felakette binlerce insanın hayatını kaybettiğini hatırlatarak, yaşamını yitirenleri rahmetle andığını ve yakınlarıyla toplumun acısını paylaştığını dile getirdi. 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerin de hafızalardan silinmemesi gerektiğini belirten Akpınar, Adıyaman'daki İsias Otel enkazında hayatını kaybeden Şampiyon Melekler, öğretmenler, veliler ve tüm depremzedelerin Kıbrıs Türk halkının ortak acısı olduğunu vurguladı.

Depremlerin önüne geçilemeyeceğini ancak doğru adımlarla felakete dönüşmesinin engellenebileceğini ifade eden Akpınar, KKTC'de afet hazırlığı konusunda parçalı ve geçici önlemlerin ötesine geçilmesi gerektiğinin altını çizdi. Devlet genelinde bir afet ve deprem seferberliğinin hayata geçirilmesini isteyen Akpınar, kamu binaları, okullar, hastaneler, yurtlar, konutlar, oteller ve toplu yaşam alanlarının bilimsel ölçütlerle gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Yapı güvenliğinin taviz verilmeden denetlenmesi, afetlere müdahale kapasitesinin yükseltilmesi ve arama-kurtarma ekiplerinin hem teknik donanım hem de insan kaynağı bakımından güçlendirilmesi gerektiğini belirten Akpınar, toplumdaki afet bilincinin de sürekli canlı tutulmasının önemine işaret etti.

Özellikle çocukların bulunduğu okul ve yurtların güvenliğinin ertelenemez bir devlet sorumluluğu olduğunu dile getiren Akpınar, "Çocuklarımızın bulunduğu hiçbir okulun, hiçbir yurdun, hiçbir binanın güvenliği şansa bırakılamaz" ifadelerini kullandı. Şampiyon Melekler'in geride bıraktığı en ağır sorumluluklardan birinin de bu olduğunu söyleyen Akpınar, merkezi yönetimden yerel yönetimlere, üniversitelerden meslek odalarına ve Sivil Savunma'ya kadar tüm kurumları kapsayacak ulusal bir afet ve deprem seferberliğinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Afetlere hazırlığın insan hayatına karşı devletin en temel sorumluluklarından biri olduğunu vurgulayan Akpınar, 17 Ağustos 1999 ve 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybedenleri rahmet, özlem ve saygıyla andı. Akpınar mesajını, "Unutmayacağız. Unutturmayacağız. Ders çıkaracağız. Hazırlanacağız. Ve insan hayatını her şeyin üzerinde tutacağız" sözleriyle tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

Serhat Akpınar, KKTC'de hangi yapı türlerinin bilimsel ölçütlerle gözden geçirilmesini istiyor?
Kamu binaları, okullar, hastaneler, yurtlar, konutlar, oteller ve toplu yaşam alanlarının bilimsel ölçütlerle gözden geçirilmesini istiyor.
Akpınar, afetlere müdahale kapasitesinin yükseltilmesi için hangi ekiplerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor?
Arama-kurtarma ekiplerinin hem teknik donanım hem de insan kaynağı bakımından güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Akpınar, 6 Şubat 2023 depremlerinde Adıyaman'daki İsias Otel enkazında hayatını kaybedenleri nasıl tanımlıyor?
Şampiyon Melekler, öğretmenler, veliler ve tüm depremzedelerin Kıbrıs Türk halkının ortak acısı olduğunu vurguluyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör