DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

DAÜ-SEN'den VYK'ya Yönetim Krizi Tepkisi: Karar Mekanizmaları Kilitlendi

13 Ağustos 2026 53 okunma
Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası, Vakıf Yöneticiler Kurulu'nda yaşanan toplantı terkleri nedeniyle üniversitenin karar mekanizmalarının işlemez hale geldiğini savunarak sert bir açıklama yaptı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), Vakıf Yöneticiler Kurulu'nda (VYK) son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Sendika, VYK'nın üniversitenin temel karar organlarını çalışamaz duruma getiren bir yönetim kriziyle karşı karşıya olduğunu öne sürerek "Kötü yönetimin maliyeti yüksek" ifadesini kullandı.

Sendikanın aktardığı bilgilere göre, VYK Başkanı Şemi Bora'nın danışmanının görevine son verilmesini öngören bir önerge gündeme getirilmek istendi. Bora'nın bu talebi mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle gündeme almaması üzerine VYK üyeleri Recai Ergün, Dr. Eyüp Göksu, Anıl İmre, Özdinç Akdel ve Turan Büyükyılmaz toplantıyı terk etti. Bu durumun toplantı nisabının düşmesine yol açtığı belirtildi.

DAÜ-SEN, aynı yöntemin son iki toplantıda da uygulanmasının üniversitenin karar alma süreçlerini tamamen kilitlediğini savundu. Toplantıların terk edilmesi ve nisabın düşürülmesinin sistematik bir hale geldiğini ileri süren sendika, "VYK Başkanı istifaya mı zorlanmaktadır?" sorusunu gündeme taşıdı. Açıklamada Şemi Bora'nın mevzuata ve kurumsal sorumluluğa uygun davrandığı vurgulanarak kendisine "baskı ve dayatmalara teslim olmama" çağrısı yapıldı.

Sendika, VYK'daki bu krizin yalnızca yönetimsel bir anlaşmazlık olmadığına dikkat çekti. Toplantıların sonuçsuz kalmasının araştırma görevlilerinin ödemeleri, akademik yükseltilmeler, personel kararları ve mali önlemler üzerinde doğrudan olumsuz etkiler yarattığı kaydedildi. DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç'ın tutumunu da eleştiren DAÜ-SEN, Rektörlüğün araştırma görevlilerinin ödemeleri ve üniversitenin acil işlemleri konusunda hangi adımları attığını kamuoyuyla paylaşmasını talep etti.

DAÜ-SEN ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı, hükümet ve Cumhurbaşkanlığına seslenerek mevcut yönetim krizinin çözümü için sorumluluk üstlenilmesi gerektiğini belirtti. Sendika açıklamasını, "Doğu Akdeniz Üniversitesi hiç kimsenin kişisel veya siyasi hesaplaşma alanı değildir" sözleriyle noktaladı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör