DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Erenköy'de Kıskaçtaki Türklere Gökyüzünden Uzanan El: 1964 Müdahalesi

08 Ağustos 2026 121 okunma
1964 Ağustos'unda Erenköy'de Rum birliklerince kuşatılan Kıbrıs Türklerine yönelik Türkiye'nin gerçekleştirdiği ilk askeri müdahalede Yüzbaşı Cengiz Topel şehit düştü. Direnişin yıldönümünde tüm şehitler rahmetle anılıyor.

1964 yılının kavurucu Ağustos sıcağında, Türkiye'deki eğitimlerini yarıda bırakan yaklaşık 560 Kıbrıslı Türk genci, vatan savunmasına katılmak üzere gizlice sandallarla Erenköy'den adaya çıkarma yaptı. Ailelerinin okumaları için gönderdiği bu gençler, adada dinmek bilmeyen çatışmalar nedeniyle geri dönüp silaha sarılmayı seçmişti.

Bu sırada yaklaşık 2 bin kişilik EOKA birliği, çevre köylerden kaçarak Erenköy'e sığınan Kıbrıslı Türkleri ve Türkiye'den gelen TMT mensuplarını tam bir kıskaca almıştı. Rum lider Makarios, dünya basınını da arkasına alarak birliklerin hemen gerisinde ilerliyor ve Türkleri denize dökmekte kararlı olduğunu ilan ediyordu.

Saldırıların tüm şiddetiyle sürdüğü o kritik anlarda, bölgedeki komutan Rıza Vuruşkan son telsiz mesajını iletti. Mesajda, "Yarın sabaha kadar direnebiliriz. Yardıma gelmezseniz bunu engelleyen büyük bir milli sebep olduğuna inanarak öleceğiz. Vatan sağolsun!" ifadeleri yer alıyordu.

Bu çağrı üzerine Türkiye, 8 Ağustos 1964 günü Kıbrıs'a ilk fiili müdahalesini başlattı. Türk jetlerinin gökyüzünü yırtan sesleri adanın semalarında yankılanırken, Erenköy'deki direnişçiler için kurtuluş umudu doğdu. Ancak bu kahramanlık destanının bedeli ağır oldu; Yüzbaşı Cengiz Topel'in uçağı isabet aldı, paraşütle atlayan Topel Rumların eline geçti ve maruz kaldığı ağır işkenceler sonucu şehit düştü. Müdahale, Türk askerinin kesin zaferiyle sonuçlandı. Erenköy direnişinin yıldönümünde başta Cengiz Topel olmak üzere tüm şehitler rahmetle anılıyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör