DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Erhürman’dan Kritik Açıklama: Rum Tarafı Mayın Temizliğini Reddetti

05 Ağustos 2026 48 okunma
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, BM Genel Sekreteri Guterres’in ara bölgeden başlayarak Kıbrıs’ın mayınlardan arındırılması önerisini Türk tarafının kabul ettiğini, ancak Rum lider Nikos Hristodulidis’in bu öneriyi güvenlik gerekçesiyle reddettiğini açıkladı. Erhürman ayrıca yeni müzakere sürecinin “önce hazırlık, sonra 5+1” anlayışıyla ilerlemesi gerektiğini vurguladı.

Tufan Erhürman, katıldığı bir televizyon programında Kıbrıs sorunundaki son diplomatik trafiğe dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ziyaretinin ardından ortaya çıkan tabloyu yorumlayan Erhürman, asıl kırılmanın yeni bir konferans tarihi verilmesinde değil, izlenecek yöntemde yaşandığını söyledi. Genel Sekreterin ilk kez bu kadar net bir şekilde “önce hazırlık, sonra 5+1” modelini benimsediğine dikkat çeken Erhürman, sonuç üretmeyecek bir masa için toplanmanın anlamsız olduğunu ifade etti.

Programın en dikkat çekici anı ise mayınlar konusunda yaşandı. Erhürman, Guterres’in gündeme getirdiği yedi güven artırıcı önlem paketinde ara bölgenin mayınlardan temizlenmesi maddesinin de bulunduğunu belirtti. Türk tarafının bu öneriye olumlu yanıt verdiğini kaydeden Erhürman, Rum Lider Nikos Hristodulidis’in ise teklifi reddettiğini duyurdu. Yıllardır BM raporlarında yer alan mayınsız bir Kıbrıs hedefinin güvenlik bahanesiyle bloke edilmesini eleştirdi.

Yeni geçiş kapıları konusunda da bilgi veren Erhürman, Haspolat, Akıncılar ve Kiracıköy-Eğlence güzergahlarını içeren harita üzerinde uzun süredir çalışıldığını anlattı. Kiracıköy-Eğlence bağlantısı için Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Kuzeyden geçecek yolu biz yaparız” önerisini ilettiğini, bunun Rum tarafınca kabul edilmediğini aktardı. Ardından AB finansmanıyla güneyden alternatif bir yol yapılması fikrinin de reddedildiğini belirten Erhürman, güzergahtaki Rum mülkleri için Taşınmaz Mal Komisyonu aracılığıyla kamulaştırma bedeli ödenmesi önerisinin dahi karşılık bulmadığını söyledi.

Mülkiyet krizine de değinen Erhürman, son dönemde yaşanan karşılıklı tutuklama ve cezai süreçlerin güven ortamını zedelediğini vurguladı. Bu tür adımları doğru bulmadığını ancak tek taraflı uygulamaların sürmesi halinde “konusal mütekabiliyet” çerçevesinde benzer hukuki süreçlerin gündeme gelebileceğini ifade etti. Erhürman, nihai çözüme kadar 1974 öncesi mal sahiplerinin haklarını tanıyan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun tazminat, takas ve iade seçenekleriyle çalışmaya devam ettiğini hatırlattı.

Ankara ile ilişkilere dair soruları da yanıtlayan Erhürman, Guterres’in ortaya koyduğu metodolojinin uzun süredir kendi savundukları sonuç odaklı yaklaşımı teyit ettiğini söyledi. Başbakan Ünal Üstel’in Hakan Fidan ile görüşmesine ilişkin yapılan ayrıntılı açıklamalara ise isim vermeden eleştiri getiren Erhürman, Türkiye ile temasların iç politikaya malzeme edilmemesi gerektiğini, ilişkilerin devlet ciddiyeti ve ortak stratejik hedefler doğrultusunda yürütülmesinin şart olduğunu belirtti. Yeni döneme işaret eden Erhürman, aynı yöntemleri deneyerek farklı sonuç alınamayacağını, güven artırıcı önlemler ve doğru metodoloji tamamlanmadan yapılacak bir 5+1 toplantısının anlam taşımayacağını sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör