DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

GİKAD'dan Müsteşar Atamasına Sert Çıkış: Kamu Yönetimi Anlayışı Tartışmaya Açıldı

26 Ağustos 2026 71 okunma
Girişimci Kadınlar Derneği, Doç. Dr. Düriye Deren Oygar'ın Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı görevinden alınmasının yalnızca bireysel bir tasarruf olmadığını, kamu yönetimi ilkeleri açısından ciddi bir soruna işaret ettiğini duyurdu.
Öne Çıkanlar
  • GİKAD, Düriye Deren Oygar'ın görevden alınmasına yazılı açıklamayla tepki gösterdi.
  • Dernek, kararların ani ve gerekçesiz alındığını, kurum ihtiyaçlarının dikkate alınmadığını vurguladı.
  • GİKAD, asıl tartışılması gerekenin KKTC'nin kamu yönetimi anlayışı olduğunu belirtti.
  • Dernek, liyakat, şeffaflık ve kadın temsili esaslı kapsamlı kamu reformu talep etti.

Girişimci Kadınlar Derneği (GİKAD), Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı görevinden alınan Doç. Dr. Düriye Deren Oygar'ın yerine yeni bir ismin atanmasıyla ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Dernek, KKTC'de üst düzey bürokratların görevden uzaklaştırılmasında kurumların ihtiyaçlarının ve görev sürelerinin dikkate alınmadığını, kararların ani biçimde ve kamuoyuna yeterli gerekçe sunulmadan alındığını vurguladı.

Açıklamada bir kamu görevinin sona erdirilmesinin elbette mümkün olduğu ancak bu sürecin nasıl işletildiğinin, hangi gerekçeye dayandığının ve hangi usulle gerçekleştirildiğinin en az kararın kendisi kadar önem taşıdığı ifade edildi. GİKAD, meselenin yalnızca bir görevden alma olayı olarak görülmemesi gerektiğini, asıl tartışılması gerekenin KKTC'nin nasıl bir kamu yönetimi anlayışına sahip olması gerektiği olduğunu belirtti.

Dernek, güçlü bir KKTC'nin ancak kişilerin değil kurumların güçlü olduğu, kadınların ve liyakat sahibi bireylerin üst düzey görevlerde hak ettikleri konuma gelebildiği, hukuk ve etik ilkelerin istisnasız herkese uygulandığı bir kamu düzeniyle mümkün olabileceğine dikkat çekti. Kadınların üst düzey bürokraside, kamuda ve devlet yönetiminde daha güçlü biçimde temsil edilmesinin önemine vurgu yapan GİKAD, kadınların bu pozisyonlardaki varlığının korunması ve artırılmasının kritik olduğunu kaydetti.

GİKAD ayrıca KKTC'nin artık kapsamlı bir kamu reformuna ihtiyaç duyduğunu, kişilere ve dönemsel tercihlere bağlı olmayan; liyakati, kurumsal hafızayı, şeffaflığı ve sürekliliği esas alan bir yönetim anlayışının oluşturulmasının zorunlu hale geldiğini bildirdi. Oygar'ın görevden alınması üzerinden kamu yönetiminde liyakat, kurumsallık, şeffaflık ve kadınların karar mekanizmalarındaki temsili konularının yeniden gündeme alınması gerektiği mesajını verdi.

Sık Sorulan Sorular

GİKAD, Doç. Dr. Düriye Deren Oygar'ın görevden alınmasında hangi temel sorunları vurguluyor?
GİKAD, kararların ani biçimde alındığını, kamuoyuna yeterli gerekçe sunulmadığını ve kurumların ihtiyaçları ile görev sürelerinin dikkate alınmadığını vurguluyor.
GİKAD'a göre, KKTC'nin güçlü bir kamu düzeni için hangi unsurlar şart?
Kurumların güçlü olması, kadınların ve liyakat sahibi bireylerin üst düzey görevlerde hak ettikleri konuma gelmesi ve hukuk ile etik ilkelerin istisnasız herkese uygulanması şarttır.
GİKAD, bu olayın ardından KKTC için hangi genel talebi dile getiriyor?
GİKAD, KKTC'nin kapsamlı bir kamu reformuna ihtiyaç duyduğunu ve liyakati, kurumsal hafızayı ve şeffaflığı esas alan bir yönetim anlayışı gerektiğini belirtiyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör