İoannidis'in Yanlış Hesabı: 15 Temmuz Darbesi ve Kıbrıs'ın Kaderi
Modern Yunan devleti, 1840'lı yıllarda geliştirdiği Megali İdea doktriniyle sınırları dışındaki Yunan kökenli nüfusu topraklarına katmayı hedefledi. Bu politika, 1922'deki Türk-Yunan Savaşı'nda alınan yenilgiyle rafa kaldırılsa da, Kıbrıs Rum toplumu arasındaki Enosis talebi varlığını sürdürdü. 1950'li yıllara gelindiğinde hem Yunan hükümeti hem de kamuoyu bu talebi güçlü bir şekilde desteklemeye başladı ve EOKA, 1 Nisan 1955'te İngilizlere karşı silahlı mücadele başlattı.
Kıbrıslı Türkler ve Türkiye'nin Enosis'e karşı çıkması ve adanın taksimini savunması üzerine, Başpiskopos Makarios stratejik bir manevra yaparak bağımsız bir Kıbrıs devleti kurulmasına onay verdi. Ancak Makarios, Grivas'a yazdığı mektuplarda bağımsızlığın sadece taktiksel bir hamle olduğunu, asıl amacın Enosis olduğunu ve kurulacak devletin "Küçük Yunanistan" olarak işlev göreceğini belirtti. 1960'ta kurulan iki toplumlu cumhuriyet ne bu beklentileri karşıladı ne de Enosis'i gerçekleştirebildi.
Yunan İç Savaşı sonrası radikal bir Helen milliyetçiliği ve patolojik anti-komünizmle şekillenen Yunan ordusu, Makarios'u Enosis'e ihanet etmekle suçluyordu. Özellikle 1967'de darbeyle iktidara gelen Albaylar Cuntası, Makarios'un Bağlantısızlar ve Sovyetler Birliği'ne yakın durmasından, içeride ise AKEL gibi sol çevrelerle işbirliği yapmasından rahatsızdı. Cunta içinde 1973 sonunda iktidarı ele geçiren Albay Dimitris İoannidis, Makarios'a karşı duyduğu nefretle biliniyordu ve onu "Helenizm'e sırt çevirmekle" suçluyordu.
İoannidis, 15 Temmuz 1974'te darbeyi başlattı ancak Türkiye'nin müdahale etmeyeceğine dair yanlış bir hesapla hareket ediyordu. Atina'daki bazı CIA ajanlarının kendisine bu konuda güvence verdiğini iddia eden İoannidis, Türk müdahalesi durumunda bile adanın sadece küçük bir kısmının kaybedileceğini düşünüyordu. Türkiye'nin 20 Temmuz sabahı asker çıkarmaya başlamasına rağmen saatlerce ateş emri vermeyen İoannidis, Türk kuvvetlerinin adanın kuzeyinde bir köprübaşıyla yetinmeyeceğini anladığında "Aldatıldım" diyerek tepki gösterdi. Bu yanlış hesap, Kıbrıs'ın ilk kez fiilen ikiye bölünmesine yol açtı.