DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Kıbrıs'ta Rum Başpiskopos'tan Sert Çıkış: "Taviz Dönemi Bitmeli"

03 Ağustos 2026 72 okunma
Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios, Kıbrıs müzakerelerinde Rum tarafının daha fazla ödün vermemesi gerektiğini belirterek Birleşmiş Milletler'in arabuluculuk çabalarına şüpheyle yaklaştığını açıkladı.

Eski Başpiskopos Makaryos'un ölüm yıl dönümü için düzenlenen anma töreninde konuşan Başpiskopos Yeorgios, Kıbrıs sorununun çözümünde temel ilkelerden sapılmaması gerektiğini vurguladı. Rum basınına yansıyan konuşmasında Yeorgios, Makaryos'un geçmişte uzlaşıya açık olduğunu ancak koşulsuz bir teslimiyeti asla kabul etmediğini hatırlattı.

Kilise lideri, Rum tarafının bundan sonraki müzakere sürecinde elindeki kozları koruması gerektiğini savundu. Daha fazla taviz verilmesi durumunda kalıcı bir çözümün değil, tek taraflı bir geri adımın söz konusu olacağını ima etti.

Yeorgios konuşmasının devamında doğrudan Birleşmiş Milletler'i hedef aldı. BM'nin ve görevlilerinin, örgütün kuruluş felsefesine uygun davranması gerektiğini ifade eden Başpiskopos, orta yol bulma girişimlerine karşı duyduğu güvensizliği dile getirdi. Bu tür bir yaklaşımın adada sürdürülebilir bir barışı getirmeyebileceğini öne sürdü.

Öte yandan Avrupa Birliği normlarına da atıfta bulunan Yeorgios, Kıbrıs'taki tüm vatandaşların eşit haklara sahip olmasının önemine dikkat çekti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör