DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Üniversiteler İçin "Günü Kurtaran Değil Geleceği Kuran Politika" Çağrısı

05 Ağustos 2026 65 okunma
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, DAÜ-SEN yönetimiyle bir araya geldiği toplantıda yükseköğretimdeki yapısal sorunlara dikkat çekti. Çeler, üniversitelerin anlık kararlarla değil, sürdürülebilir ve planlı politikalarla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler ve beraberindeki heyet, Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN) yönetimini kabul etti. Görüşmede, üniversitenin mali ve idari yapısı masaya yatırılırken, sektörün geleceğini tehdit eden yapısal sorunlar ve akademik kadroların sürdürülebilirliği konuları ele alındı.

DAÜ-SEN heyeti, son yıllarda derinleşen ekonomik daralmanın yükseköğretim kalitesine etkileri ve 2024 yılında imzalanan protokolün ardından ortaya çıkan mevcut tablo hakkında TDP yetkililerine kapsamlı bir bilgilendirme yaptı. Taraflar, üniversitelerin mali açıdan ayakta kalabilmesi, nitelikli akademisyenlerin korunması ve uluslararası rekabet gücünün artırılması için atılması gereken adımları değerlendirdi.

Zeki Çeler burada yaptığı değerlendirmede, yükseköğretimin ülkenin ekonomik, sosyal ve bilimsel geleceğini doğrudan şekillendiren stratejik bir alan olduğunun altını çizdi. Üniversitelerin günü kurtarmaya yönelik yaklaşımlarla değil, bilimsel temelli ve planlı politikalarla yönetilmesi gerektiğini belirten Çeler, akademik kaliteyi koruyan, kurumsal yapıyı güçlendiren ve liyakati esas alan reformlara acil ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

Toplantıda ayrıca, yükseköğretimde yaşanan kalite kaybının ülkenin uluslararası itibarı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi. Çeler, üniversitelerin KKTC'nin dünyaya açılan en önemli pencerelerinden biri olduğunu kaydederek, bilimsel üretimi önceleyen, akademik özerkliği güçlendiren ve kurumsal sürdürülebilirliği sağlayan politikaların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Görüşme sonunda taraflar, sektördeki sorunların ancak ortak akıl ve tüm paydaşların katkısıyla çözülebileceği konusunda görüş birliğine vardı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör